İran’ın Gazzeleştirilmesi

Paylaş:

İran’a yaptıkları saldırının bir türlü sonucunu alamayan ABD şimdi de tamamen Hürmüz Boğazı’na takılmış durumda.

İran’ın Hürmüz kozunu sahaya sürerek, ABD- İsrail planlarını zedelemesi sonrası, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na ilişkin başlattığı ablukada istenilen sürede, istenilen kıvamda henüz sonuç vermiş değil. Şimdilerde müzakere zeminine dair karşılıklı tekliflerin gidip geldiği bir evrenin içindeyiz. En son İran’ın teklifini kabul etmediklerini duyuran Trump, yeni çıkış yolu arayışı içerisinde.

Bu gelinen aşamadan sonra yeniden bu defa çok daha kapsamlı bir saldırı planını devreye sokması durumunda ABD, maliyeti çok daha yüksek bir tablo ile karşı karşıya kalabilir. Bunu da tamamen göz ardı etmeyen Trump, artık kesin bir sonuca ulaşmanın yol ve yöntemini belirleme noktasına gelmiş durumda.

Trump’ın zaman zaman ifade ettiği en saldırgan cümleler özellikle İran halkının daha fazla kenetlenmesi dışında bir sonuç vermemiştir. İran’ın medeniyetini yok etmekten söz ederken Trump, aslında bir türlü aşamadığı sorunun kaynağına odaklanmıştır. O sorunun kaynağı, İran halkının kolayca çözülmemesi, rejime karşı bir türlü başkaldırısının gerçekleşmemesidir. Bu noktada Trump’ın, sivil halkı hedef alan hamleler yapabileceğini ifade eden cümleleri de dikkatten kaçmamaktadır. Enerji kaynaklarına, elektrik hatlarına, su kaynaklarına, gıda erişimine yönelik ve tamamen sivil halkı yokluğa mahkum etmeye dayalı tehditleri de Trump’ın geldiği noktada son çareleri olarak görülmelidir. Zira bugüne kadar çok net bir şekilde görülmüştür ki, Trump için açıkça söylenemeyecek hiçbir düşünce yoktur. En son olarak ifade ettiği ” korsan gibi davranıyoruz” cümlesi de öncekilerden farklı olmayan, her şeyi rahatlıkla ve tüm çıplaklığıyla söyleyebilen bir Trump örneğidir.

Tüm bu söylem pervasızlığı, en yüksek perdeden tehdit açıklamaları ciddiye alınmalıdır. Sonuçta Gazze’de her türlü vahşeti, katliamı , soykırımı yapan aynı unsurlar, aynı zatlar, aynı iradedir. Gazze’yi tamamen insansızlaştırarak ele geçirmek isteyenler, Gazze’yle de yetinmeyerek Batı Şeria’yı da Gazze’ye eklemek isteyenler aynı zatlardır. Onlar için insan olmanın hiçbir değeri yoktur. Tıpkı Gazze’de yaptıkları gibi İran’da da başlattıkları saldırının daha ilk gününde bilerek, isteyerek ilkokulu bombalayarak 170 çocuğu katlettiler. Ve bu hiç yaşanmamış gibi davranmaya da devam ettiler.

Tüm bu acı gerçeklerin çerçevesinde İran’a başlattıkları saldırının arzu ettikleri sürede, istedikleri hedefe ulaşamamasının verdiği çaresizlik, bu zatları insanlık dışı davranmaya rahatlıkla sokabilir.

Bu durum İran’ın Gazzeleşmesi anlamına gelir. İran rejimi ile sorunları olan kitlelerin dahi kabullenemediği bu saldırganlığı durdurabilecek bir yol ve yöntem olmadığı sürece hak, hukuk, adalet, insanlık gibi hukuki, ahlaki, insani hiçbir norm ve esasın bu zatlar için engelleyici unsur olması mümkün değildir.

Sonuç olarak İran cephesini Trump açısından başarıyla sonlandıracak az maliyetli bir yol bulunmadığı sürece, İran’ın Gazzeleştirilmesi; gözü dönmüşlüğün, vicdansızlığın, insanlık adına sınır tanımazlığın, hukuk dışılığın eseri olacaktır. Belki bu aşamada saldırganların çok iyi hesap etmesi gereken, İran’ın nükleer kapasitesinin geldiği aşamanın ona sunduğu imkandır.

Bu imkanın belirleyiciliği; ABD-İsrail ikilisinin saldırganlığının bıcak kemiğe dayandığı anda onları durdurabilecek güçte olup olmadığına bağlıdır.