CHP bölünerek kurulan Yeni Parti, FETÖ mensuplarına umut oldu. Yurtdışındaki FETÖ firarileri peş peşe yayınlar yaparak, sevinçlerini paylaşıyorlar.
Bunlardan biri kırmızı bültenle aranan FETÖ firarisi Emre Uslu; “Özgür Özel’in partisini alkışlıyorum, destekliyorum. Şartlar oluştuğunda, Erdoğan’a karşı bir sivil yapının olması değerli” diyor. Aynı zat bir süre öncede; “yarın iktidar değişse, Erdoğan ölse, devletin kayıtlarından “cemaat terör örgütüdür” ifadesini kim çıkaracak? CHP, İYİ Parti, MHP hiçbiri çıkarmaz” demişti.
Bir diğer FETÖ firarisi Tarık Toros da Yeni Parti için; “Herhangi bir yol kazası olmadı. Parti onaylandı, kuruldu, her şey Meclis’te onaylandı. Ana muhalefet olduk” diyor. Şimdiden Yeni Parti’yi içselleştirmiş, kendilerinden görmeye başlamışlar.
FETÖ kaçkınları bir yandan da CHP’nin tamamen bitmesini, bitirilmesini istiyorlar. Yeni Parti’ye çağrıda bulunup, akıl veriyorlar. Onlardan biri FETÖ firarisi Cevheri Güven CHP için Yeni Parti’ye diyor ki; “Artık bütün gündemlerinden çıkmalı, adını bile almamalılar. Odaklanmaları gereken şey iktidar, odaklanmaları gereken şey halk.
CHP defteri tamamen kapanmış olmalı. CHP unutulup gidecek, yok olup gidecek partilerden biri olmalı. Tıpkı ANAP gibi, tıpkı Doğru Yol Partisi gibi.”
Bu açıklamaya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez tepki göstererek; “FETÖ kaçkınları CHP bitecek diye bayram ediyor. Bu mücadele bir tek FETÖ beslemesi kalmayana kadar sürecek” demiş. Bu noktada daha önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ yapılanmasına ilişkin “FETÖ ajanlarını fark edemediğim için özür diliyorum” sözleri akla geliyor. Buna göre FETÖ CHP’den, Kılıçdaroğlu’dan umudu kesmiş durumda. Geçmişte 15 Temmuz’a ” kontrollü darbe” demesi bile artık FETÖ için hiçbir değer ifade etmiyor. Şimdi bölünmüş CHP’nin ve Kılıçdaroğlu ‘nun tamamen silinmesini, Yeni Parti’nin ve Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ve ekibinin başarmasını arzuluyor.
Bu durum hiç de şaşırtıcı değil.
FETÖ için esas olan tek bir siyasi ayağı olması değildir. Yıllardır ifade ettiğimiz gibi FETÖ’nün tek siyasi ayağı olamaz. O kırk ayaklıdır. Sıvı gibi her kaba girerek, o kabın şeklini alır. Her kılıfa girebilir, her siyasi maskeyi taşıyabilir. Zira FETÖ için esas olan iktidar olmak değil, iktidarı küresel efendileri adına kontrol etmektir. Bu yüzden de casusluk, istihbarat gibi şer odaklı tüm marifetlerini hem iktidara hem de iktidara giden yolun denetimine yönelik olarak seferber eder.
Anlaşılan o ki; şimdi de Yeni Parti’ye el atmış durumda. ” Ana muhalefet partisi” olduk demeye başlamış durumdalar. İktidar olma umudunu Yeni Parti’de görüyor, şimdiden onun heyecanını, sevincini yaşıyorlar. En büyük şer hevesleri, Yeni Parti iktidar olursa FETÖ’yü devlet nezdinde terör örgütü olmaktan çıkaracağı beklentisidir.
Bu noktada CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na düşen görevler vardır. Mahkemenin butlan kararı sonrası tekrar göreve gelmesiyle kamuoyuna yaptığı ilk kapsamlı konuşmada; FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediği için ve koynunda beslediği için milletten ve parti teşkilatlarından özür diledi.
O günden sonra bir TV röportajında, bu konuda sorulan soruya çok net bir açıklama yapmadı. Oysa bu konu öyle kolayca unutulacak bir mesele değildir. Kemal Kılıçdaroğlu kendi açtığı, CHP’de FETÖ konusunu ayrıntıya girmeden kapatmayı düşünebilir. Ancak bunun o kadar kolay olmayacağı da söylenebilir. Zira Kılıçdaroğlu aynı konuşmada ve sonraki birçok açıklamasında dış merkezlerin Özgür Özel yönetimi üzerindeki etkisine dair de iddialarda bulundu. Şimdi Özgür Özel ve ekibi CHP’yi bölerek, Yeni Parti’yi kurdular. O andan itibaren de FETÖ’nün ilgisine, sevincine mazhar oldular.
Bu noktada fikri takip son derece önemlidir. Kılıçdaroğlu ve ekibinin bunun takipçisi olması da ilk akla gelendir.
Özgür Özel ve ekibinin, FETÖ firarilerinin Yeni Parti’ye duydukları ilgiyi, sevinci çok sert biçimde kursaklarında bırakması da bir başka akla gelendir.
Akla gelenler bakalım ne denli gerçekleşir… Göreceğiz…
