Yolsuzluklarla ilgili soruşturma hız kesmeden devam ediyor. Belediyelerle başlayan ve hâlâ devam eden yolsuzluk soruşturmaları, sermaye piyasalarında da ortaya çıkmış durumda. Tüm bunlara ilave olarak şimdi de spor dünyasında yaşanılan yolsuzluklar da gündemde. Bu konuda özellikle yasadışı bahis soruşturmaları epeydir yaşanırken, şimdi de Futbol Federasyonu’nun Merkez Hakem Kurulu’nun ve buna bağlı olarak bazı hakemlerin de soruşturma süreci başlamış durumda.
Tüm bunların yanı sıra bugüne kadar çözülememiş, üzeri kapatılmış, failleri net olarak ortaya konulamamış birçok ceza dosyasına da el atılmış durumda. Bunlarla ilgili atılan her adım, karanlık noktaların aydınlanması ve neticenin alınması herkesin ortak beklentisi.
Tüm bunlar ortaya koymaktadır ki; nerdeyse her alanda yaşanmış olan ve yaşanmakta olan her türlü hukuksuzluğa, haksızlığa ve suçun her türüne yönelik güçlü bir siyasi irade devrededir. Cumhurbaşkanı Erdoğan; tüm bu süreçlerin her noktasında ihtiyaç duyulan siyasi iradeyi tereddütsüz olarak ortaya koymaktadır. Buna bağlı olarak Adalet Bakanlığı’nın son derece aktif, kararlı, ayrımsız, dirayetli çalışma anlayışı da yine herkes tarafından takdirle karşılanmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon soruşturması kapsamında ortaya çıkan gerçekler ışığında yani piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) ve haksız kazanç iddiaları hakkında sürdürülen soruşturmalarla ilgili;
“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur” sözleri, meseleye dair son derece güçlü kararlılığını ortaya koymaktadır.
Aynı kararlıkla Cumhurbaşkanı Erdoğan; “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır” demiştir.
Yargının kapsamlı soruşturma yürüttüğünü, gözaltı ve tutuklamalar olduğunu belirterek sürecin “şeffaf” ve “son derece hassas” yürütülmesi yönünde talimat verdiğini, benzer olayların tekrarlanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil gerekli tedbirlerin alınacağını da ifade etmiştir.
Nitekim Devlet Denetleme Kurulu’nu derhal görevlendirerek, meselenin tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması hususunda duruma el koymuştur. Ayrıca Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında oluşturduğu kurullarda fon soruşturmaları ve bundan etkilenenlerin durumlarıyla ilgilide idari adımların atılmasını sağlamış durumdadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında yaşanılanlarla ilgili teşkilatlarına yönelikte son derece etkili sözler sarf etmiştir. AK Parti içinde usulsüzlük, yanlışlık yapanlara yönelik öncelikle yapılan bir hatanın yalnızca o kişiyi değil, partiyi de etkilediğini söylemiştir. Ardından partinin kuruluş amacının “fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak” olduğunu hatırlatmıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisine yönelik konuşmasının bir başka dikkat çekici yanı da “Bazılarının ‘yolunu şaşırdığını’, bazılarının ‘nefsinin esiri olduğunu’, bazılarının ise hareketi kirletmek amacıyla ‘aramıza sızdı, sızdırıldı’ demesiydi. Buna ilişkinde; “Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşırız. Devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz” dedi.
Bu ifadeler ve buna bağlı olarak atılan kararlı adımlar herkese örnek olmalıdır. Kim olursa olsun yanlış yapan varsa üzeri örtülmemeli, yok sayılmamalıdır.
Belediyelerde yaşanılanlar konusunda özellikle yargılama sürecinde açık tanık beyanlarına, itiraflara, ortaya çıkan kanıtlara rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavrını göstermeyenlerin, samimiyetinden söz edilemez.
Yanlış yapan arkadaşlarınız için siz de tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi; “yolunu şaşırdı”, ” nefsinin esiri oldu”, “Devletin malına, milletin malına el uzatanla bizim işimiz olmaz, olamaz” diyebiliyor musunuz? Bunu diyemediğiniz sürece güven vermeniz, sahici, samimi olmanız mümkün değildir.
