Özgür Özel yine dışarıya el salladı

Paylaş:

Özgür Özel, geçen ay ABD’nin yayın organlarından Newsweek Dergisi’ne ABD’den, NATO’dan, AB’den beklentilerini içeren bir yazı yollamıştı.

Şimdi de İngiltere’nin yayın organlarından Financial Times Gazetesi’ne bir yazı yollamış.

İki yazı da benzer içerikte. Her ikisi de; NATO, ABD, AB’den medet uman bir dille kaleme alınmış.

Hatırlanacağı gibi geçen ayki Newsweek için kaleme aldığı yazıda Özgür Özel; ; CHP’nin yaşadığı, parti içi türbülansı, istikrarsızlığı Türkiye’ye mal ederek, Türkiye’de siyasi istikrarsızlık olduğunu iddia etmişti.

Ayrıca içinde oldukları durumu, NATO’nun, Avrupa’nın, bölgenin güvenliğini etkileyecek bir sorun olarak belirterek, müdahale edilmesini ister gibi bir görüntü çizmişti. Şimdi de aynı şekilde yine CHP içi koltuk kavgasına dayalı türbülanstan çıkabilmek için çareyi yine dışarıda aramış. Hatırlanacağı gibi daha önce, İngiltere’de hükümetteki İşçi Partisi’nden beklentilerini karşılamadığı için ” terk edilmiş hissine kapıldıklarını” ifade etmişti.

İngiliz Financial Times Gazetesi’ne yolladığı yazıda Özgür Özel yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alıyor, Türkiye’nin yönetimini otoritelikle suçluyor ve Ankara’daki NATO Zirvesi öncesi, NATO’dan, üyelerinden Türkiye’nin yönetimini meşrulaştırmamaları talebinde bulunuyor. Baştan sona Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden, kendi siyasi çıkarı uğruna Türkiye’yi kötüleyen bir yaklaşım sergiliyor.

Özgür Özel ne istiyor dışarıdan? Batı’dan? CHP’yi kendilerinin içine düşürdükleri bunalımdan, yönetim krizinden, siyasi türbülansından NATO mu? AB mi? ABD’de mi? Yoksa İngiltere mi çıkarmalı? Onlar mı müdahale etmeli? Türkiye ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hepsi kötü mü olmalı?

Gerçekten Özgür Özel, Batı’dan ne istiyor? Bu tür yazılarla ne yapmak istiyor? Seslendiklerinden ne yapmalarını istiyor?

Aslında tüm bu soruların cevabı nettir. Özgür Özel aslında diyor ki; ey Batı beni görün ve destekleyin. Ben size çok yakınım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a itibar etmeyin, ona boyun eğmeyin, ona yenilmeyin. Türkiye’nin geleceğinde o değil, siz belirleyici olun. Ona bırakmayın. Türkiye’nin güvenliğini, jeopolitiğini siz daha yönetirsiniz. Ben de buna destek olmaya hazırım.

Evet işin Türkçesi budur. Yoksa ikide bir Batı’ya el sallamanın, medet ummanın başka izahı olamaz.

Bu arada Özgür Özel, bir süre önce bir TV yayınında; “suçum, ABD’nin İsrail’in bölgedeki planladığı düzene ve nizama uyum gösterecek makul bir aktör olmayı reddetmek, o düzende yer almamak” demişti.

Bu sözleri de unutmuş değiliz. Özgür Özel unutsa bile biz hala bu sözlerin açılımını kendisinden merakla bekliyoruz. ABD-İsrail’in kendisinden istediği makul aktörlük neydi? Siz bunun nesini ve nasıl reddettiniz? Bize o zaman bunu neden duyurmadınız? Neden gizli tuttunuz? Teklifi de ve reddedişinizi de duysak, bilsek fena mı olurdu? Gözümüzde itibar kazanmanızı neden engellediniz?

Filistin davasının ayakta tutmaya çalışan, işgalci Siyonizm’e karşı vatanını savunan HAMAS’a terör örgütü demişken, hiç ABD-İsrail sizi reddeder mi? Buna inanmamızı nasıl beklersiniz?

Ciddi olmak, sahici olmak, samimi olmak ve asla hakikati elden bırakmamak siyasette esas olmalıdır. Olmalıdır ki, siyaset erdem alanı olmaktan uzaklaşmasın…