Kılıçdaroğlu’nun bildiklerini biz de bilecek miyiz?

Paylaş:

CHP’de türbülans eksilmeden sürüyor. İhraçlar, görevden almalar, istifalar günlük durum raporu gibi her gün kamuoyuna gerilimle yansıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkanlığında CHP MYK’sı; yeni disiplin sevklerini, görevden almaları icra etmeye devam ediyor. Şimdi de birçok il başkanı ve yönetimleri görevlerinden alındılar. Ayrıca disipline sevklerde eşzamanlı sürüyor. Bu arada İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı da bu gelişmelerin bir yansıması olarak CHP’den istifa ettiğini duyurdu. İzmir’de ki bu durum CHP içi gerilimin yeni bir boyutu olarak da görülüyor.

Kimine göre bu durum; Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ve ekibinin CHP’den ayrılarak, yeni parti oluşumunun ilk işareti olarak görülmeli. Kimine göre bu istifa; Özgür Özel’in istemediği bir zamanda ama CHP’den bir an evvel ayrılarak, yeni parti oluşumunu isteyen Ekrem İmamoğlu’nun bilgisi ve isteğiyle yapılmış bir istifa. Kimine göre de bu istifa; İzmir BB. Başkanı’nın kendi kişisel istikbali için yapılmış bir istifa.

Görüldüğü gibi her ayrılık, ayrı bir siyasi tartışmaya ve gelişmeye kaynaklık ediyor.

Tüm bunların yanı sıra esasen merak edilen en önemli husus, CHP’nin bölünüp bölünmeyeceği konusudur. Bu noktada Özgür Özel ve İmamoğlu’nun her konuda hemfikir olduğu düşüncesi, bu sıralarda ihtiyatlı bir görünüme bürünmüş durumda. Buna göre Özel’in İmamoğlu’dan farklı olarak, CHP’den ayrılma konusunda aceleci olunmaması gerektiği düşüncesinde olduğu ifade ediliyor. Şayet bu düşüncedeyse o zaman da Özel-İmamoğlu arasında düşünce farklılığının sadece CHP’den ayrılma ve parti kurma fikriyle sınırlı olup olmayacağı da merak edilecektir.

Şüphesiz bu noktada Özel’in vereceği nihai karar durumu belirginleştirecek. İmamoğlu’na rağmen Kılıçdaroğlu’nun isteğiyle muhtemel cumhurbaşkanı adaylığı gündeme gelirse vereceği kararın CHP’de her kesimin geleceğine dair belirleyiciliği daha kuvvetli olacaktır.

Tüm bunlara karşın asıl CHP’de hemen her kesimin siyasi geleceğini belirleyici etkeni, Kılıçdaroğlu’nun partide arınma mücadelesinde ortaya koyacağı başarı düzeyidir. Kılıçdaroğlu üst perdeden ifade ettiği yolsuzluklar ve FETÖ konusunda, CHP’de arınmayı sahici, samimi, verili, delilli, açıkça, anlaşılır bir şekilde gerçekleştirebilirse işte asıl o zaman Özel-İmamoğlu ve tüm ekibinin siyasi varlıkları, gelecekleri doğrudan belirlenecektir.

Özel-İmamoğlu ikilisinin parti kitlesine vaat ettikleri iktidar yolunda, kendilerine yönelen hiçbir soruna takılmamaları yönündeki yönlendirmeleri, Kılıçdaroğlu’nun arınma mücadelesindeki göstereceği performansla zedelenerek, tersine dönebilir. Kılıçdaroğlu, buna bir de parti kitlesine iktidar umudu oluşturabilmeyi ekleyebilirse, Özel-İmamoğlu ikilisinin siyasi gelecekleri büsbütün kısırlaşır.

Ancak tüm bunlar için Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluklar ve FETÖ konusunda açık konuşması, kanıtlarıyla, belgeleriyle önce CHP kitlesini hakikat arayışına sevk etmesi gerekir. Bunun için de çok daha fazla gecikmeden tüm gerçekleri tek tek ortaya koyması gerekir. Kılıçdaroğlu’nun bildiklerini bizim de bilmemiz gerekir.

Bu yazı kaleme alındığı günün akşamı Kılıçdaroğlu, CHP’ye yakın bir TV kanalında bir söyleşi yapacak. Bu söyleşide Kılıçdaroğlu; arınma konusunda çok daha somut, kanıtlarıyla, sahici bir şekilde tüm bildiklerini ortaya koyarsa işin rengi de büyük ölçüde değişmeye başlar.

Söz konusu TV programında ona yönelen soruların asıl bu konuları da içermesini, cevapların da açık, seçik, sahici ve samimi bir şekilde ortaya konulmasını bekliyoruz…

Göreceğiz… (Bu yazı yayınlandığında görmüş de olacağız.)