Jeopolitik Düğüm, Hürmüz Boğazı

Paylaş:

İran savaşının Pakistan görüşmelerinden arzu edilen sonuç çıkmadı. Çıkmasıda pek mümkün değildi. İki tarafta uzlaşılması zor şartlarla masaya oturdular ve doğrudan olmasa da dolaylı görüşme yine tıkanmış oldu.

Esasen nükleer konusunun İran açısından müzakere edilebilir yanları olmakla birlikte nükleer kapasitenin kökünden yok edilmesi de kabul edilemezdi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’na ilişkin ABD’nin yaklaşımına da İran’ın rıza göstermesi mümkün değildi. Zira savaşta İran’ın en büyük kozu Hürmüz Boğazı’nı tahkim etme iradesiydi. Bu iradenin yok edilmesi, İran için savaşın en çarpıcı, en belirgin jeopolitik yenilgisi anlamına gelirdi ki, buna İran’ın masada rıza göstermesi mümkün değil di. Öyle de oldu.

İran ve onu destekleyenler için savaşın sürmesi durumunda Hürmüz Boğazı’na bağlı olarak ABD’nin yıpranma düzeyi daha da artacağı hesabı yapılmaktadır. Bu noktada ABD’ye ilişkin yıpranma beklentisinin esasını, Trump’ın ABD kamuoyu nezdinde giderek azalan desteğine dayalı olduğunu söylemek gerekir. ABD ara seçimine kadar bu yıpranma durumu devam edecek olursa Trump’ın azledilmesi beklentisini de gündeme taşınacaktır. Bu noktada İran ve destekleyenleri kadar Netanyahu’nun da aynı beklentiye ortak olduğunu söylemek mümkündür.

Netanyahu’nun savaşın bitmemesi yönünde ki çabasının bir nedeni de budur.

Öte yandan Netanyahu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik çirkin sözleriyle de sadece Türkiye’yi değil, Trump’ın Türkiye ve Suriye yaklaşımını da hedefe koymaya devam ediyor.

İran savaşında gelinen noktada yine düğüm Hürmüz Boğazı’na odaklanmış durumdadır . Hürmüz Boğazı’na yönelik hamleler savaşın seyrini belirleyecektir . Bu noktada yeniden ABD donanmasının hareketliliği ve buna bağlı olarak muhtemel bir kara harekatı gündeme gelecektir. Nitekim şimdi den Trump; Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alacaklarını, İran’ın geçişine izin veren gemileri durduracaklarını ve bir yandan da Hürmüz Boğazı’nda mayın imha çalışması başlatacaklarını söyledi. İşin en zor yanı da bu noktadan sonra başlamış olacaktır .

İran Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü elinde tutarak, kendisi ve destekleyenleri zarar görmeden başta ABD olmak üzere İran’a karşı olanları zarara uğratmanın çabası içindedir. Bu durumu daha ne kadar sürdürebilir şimdi gelinen nokta bu sorunun cevap bulacağı noktadır.

Uzun sözün kısası, Hürmüz Boğazı İran savaşının son noktasıdır. Jeopolitik üstünlük kolayca yok edilemez. İran için bugün en önemli nokta burasıdır. ABD, İsrail peşine takılarak girdiği bu savaşta Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik düğümüne takılmıştır. Bu düğümü kesmeden çözebilir mi yani yeniden savaşmak yerine yeniden müzakere edebilir mi? Göreceğiz. Ama şurası çok açık ki, Trump’ın yeni sınavı da bu olacaktır.

Unutulmamalıdır ki; hiç bir sınav da önceden çok iyi hazırlanmadan, tüm boyutlarıyla irdelenmeden kolayca başarılamaz.

Hele de ders jeopolitik olunca bu zorluk daha da artar.